
“Bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve umutla kutlarken;
çocuklarımızın sadece bayramlarda değil, her gün güven içinde, sevgiyle ve huzurla büyümesi
gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz.
Ne yazık ki son dönemde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan, yüreklerimizi dağlayan okul
şiddeti olayları; çocuklarımızın özellikle dış etkenler ve dijital çağın kontrolsüz ortamında risk altında
olduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Bu tür hadiseler, yalnızca bireysel değil; toplumsal bir
sorumlulukla ele alınması gereken çok önemli meselelerdir.
Çağın getirdiği zorunluluklar ve handikaplar ile aile ilgisinden de uzak kalmış çocuklarımız; siber
zorbalık, zararlı içerikler, bağımlılık ve kimlik güvenliği gibi yeni nesil tehditlerle de karşı karşıya
kalmaktadır. Bu noktada sorumluluk almamak, geleceğimizi riske atmaktır.
Çocuklarımız için bizim üstlendiğimiz sorumluluk, onlara yetenekleri ve beklentilerine hitap edecek
sosyal ortamlar inşa etmektir. Bunlara kütüphanelerimizi, spor merkezlerimizi, bilim ve gençlik
merkezlerimizi ve gönüllük çalışmalarımızı örnek olarak gösterebiliriz.
Biz, çocuklarımıza ve gençlerimize yaklaştıkça eminiz ki onlar da bizim en büyük paydaşımız,
destekçimiz, arkadaşlarımız olacaktır. Hedeflediğimiz geleceği inşa ederken ailelerle iş birliği içinde
olmalı, kurumlar olarak gereken hassasiyeti hiç vakit kaybetmeden göstermek zorundayız.
Çünkü çocuklarımız; sadece ailelerinin değil, aziz milletimizin ortak emanetidir.
Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu eşsiz bayramın
ruhuna yakışır şekilde; hem ülkemizde hem de dünyanın her yerinde haksızlığa uğrayan, zulüm
altında olan ve adaletsizliğe maruz bırakılmış tüm çocuklarımızın bir an önce hak ettikleri yaşam
koşullarına erişmesini tüm kalbimle diliyorum.
Tüm çocuklarımızın gözlerinin korkuyla değil umutla parladığı bir gelecek dileğiyle; 23 Nisan Ulusal
Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun.”

