Türk Egitim Sen Düzce Sube Baskant Hasan YESILYURT’un ilimizdeki hasarli okullar ile ilgili yapmis oldugu basin açiklamasi.
Yaşadığımız deprem afeti nedeni ile tüm eğitim camiası ve paydaşlarına, vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun diyorum.
17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden dolayı ülkemiz ve ilimiz ağır acılar çekmiştir. Her iki deprem de gerek büyüklükleri, gerek etkilediği alanın genişliği, gerek sebep olduğu maddi kayıplar ve gerekse sosyolojik etki açısından son yüzyılın en büyük depremlerindendir.
Ülkemiz ve ilimiz 1. derece deprem kuşağında yer almasından dolayı her an bir depremle yüz yüze kalabilmektedir. En son 23.11.2022 tarihinde yaşanan deprem, bu gerçeği 23 sene sonra bir kez daha bizlere göstermiştir.
Yaşanan acılardan çıkarılan derslerden ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ile binaların yapımına getirilen çeşitli kurallarla, olası depremlerdeki can ve mal kayıplarını azaltmaya yönelik devletimizce yapılan çalışmalar neticesinde en son yaşadığımız depremde çok şükür yıkılan bir binamız olmamıştır. Depremlerden sonra dillere adeta pelesenk olan “Deprem öldürmez, bina öldürür.” cümlesini bir kez daha yaşayarak gördük.
Deprem sonrasında devletimiz ve sivil toplum kuruluşları tüm imkanları ile vatandaşlarımızın yanında olmuştur. Yaraları sarmak için tüm imkanlarını seferber etmiştir.
Depremden hemen sonra okul binalarımızdaki hasar tespitleri hızlı bir şekilde yapılmış; okul binalarında meydana gelen yüzeysel sorunlar kısa süre içerisinde giderilerek çocuklarımız ve öğretmenlerimiz eğitim öğretimlerine devam etmişlerdir.
Bu kapsamda alınan doğru bir kararla ilimiz merkezinde tedbir amaçlı üç okulumuzun binaları eğitim öğretime açılmamış; halen başka binalarda eğitim öğretimlerini sürdürmektedir.
Özellikle son yüz yıl içerisinde meydana gelen yıkıcı depremlerden sonra binaların yapımına çeşitli kurallar getirilmeye çalışılmış ve bunlar afet yönetmelikleri ve teknik kurallar olarak ortaya konulmuştur. Teknoloji geliştikçe ve depremlerden dolayı meydana gelen can ve mal kayıpları arttıkça bu yönetmelikler güncellenmiştir. Bu sebepledir ki devletimiz bina yönetmeliklerinde 99 depreminden sonra radikal değişiklikler yapmıştır. Hatta 2019 yılında söz konusu yönetmelikler bir kez daha güncellenmiştir.
Devletimiz kentsel dönüşüm yasasının yürürlüğe girdiği 2012 yılından bu yana yapı stoğu eski olan birçok ilde ve bölgede çalışmalar sürdürmekte; binaların yenilenmesine öncülük etmektedir.
Turgut Özal Anadolu Lisesi, Arsal Anadolu Lisesi ve Hamidiye Şehit Özgür Işık İlkokulu binaları 1999 öncesi Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne tabi olarak inşaa edilmiştir.
Tüm bunların bilinmesine ve eski yönetmelikle inşaa edilen binaların durumları herkesin malumu iken adı geçen bu okul binalarının yıkılmayıp halen güçlendirme veya onarım düşünülmesi bizleri tedirgin etmektedir.
Depreme dayanıklı çağdaş norm ve standartlarda yapı üretmek, yapıda can ve mal güvenliğini sağlamak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, yapıların kalitelerini artırmak, ekonomik ömürlerini uzatmak olmazsa olmaz ilkemiz olmalıdır. Hele ki son yıllarda okul binalarının yenilenmesi devletimizin yürüttüğü başarılı çalışmalardandır.
Hal böyle iken 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde yaşanan depremleri yaşayan ve yorulan; en son yaşanan depremde adı geçen okul binalarının birçok duvarında çatlaklar meydana gelmiş; kolon ve kirişlerinde kılcal çatlaklar oluşmuştur. Binalar yaşanan tüm depremlerde ayakta kalmıştır ancak yorgundur. Bu binalarda eğitim öğretime devam etmek adeta depremle kumar oynamak demektir.
Binlerce öğrencimiz bu binalarda öğrenim görmektedir. Bırakın binlercesini, bir öğrencinin burnunun kanaması bile yüreğimizi yakar. Bu kararı alanlar çocuklarını bu okullarda eğitim öğretim görmelerini isterler mi? Bugün “Binayı kontrol ettik. Herhangi bir sorun yok.” diyenler yarın olası bir depremde yaşanacak olumsuz bir durumda ne hesap verecekler?
Tarih boyunca ülkemiz deprem afetlerinden büyük yıkım ve zarar görmüştür. Bu yıkımlardan gerekli dersleri çıkarmış, yasa ve yönetmeliklerin yaptırım ve uygulama koşullarına hep birlikte uymuşuzdur.
Bu müessif durumu yaşamamak için sağlıklı, denetimi iyi yapılmış, yapının her aşaması nitelikli mühendislik hizmeti almış okul binalarına ihtiyacımız bulunmaktadır.
Buradan yetkililere sesleniyorum: Geç kalmadan bu yorgun binalardan kurtulalım.
Bugüne kadar her türlü afet ve depremlerde yaşamını kaybetmiş olan yurttaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet diliyorum.
Yetkililerimize karar alırken hassas davranmalarını, bu konularda daha duyarlı olmalarını rica ediyorum. Yüce Allah’tan ülkemizi bir daha böyle acılardan muhafaza etmesini diliyorum.
